Araştırmalar, kontrol ve medya okuryazarlığının önemi üzerinde duruyor


Dijital çağın vazgeçilmezi sosyal medya, ergenlerin ruh sağlığını ve özgüvenini nasıl etkiliyor? Araştırmalar, uyku kalitesinden sosyal kaygıya kadar birçok alanda önemli bulgular ortaya koyuyor.
Yapılan bir araştırma, artan sosyal medya kullanımının ergenlerde uyku kalitesinde düşüşe, benlik saygısında azalmaya ve kaygı ile depresyon düzeylerinde artışa yol açtığını ortaya koyuyor. Bu bulgular, ergenlerin sosyal medya bağımlılığına işaret ediyor. İngiltere'de yapılan bir diğer araştırmada ise 14-24 yaş aralığındaki gençlerin "Snapchat, Facebook, Twitter ve Instagram" gibi platformlarda uzun süreli etkileşimlerinin depresif duyguları, özgüven kaybını ve yalnızlaşmayı tetiklediği vurgulanıyor (Eğitim Kolektifi, 2024).
İnternet ve sosyal medyanın aşırı kullanımı, bireylerde çeşitli e-hastalıklara yol açabiliyor (Bu e-hastalıklar arasında şu hastalıklar yer alıyor (İnce & Yılmaz, 2020):
Nomofobi: Bireyin cep telefonundan uzaklaşma korkusu.
Fomo: Sosyal medyadaki gelişmeleri takip edememe kaygısı.
Ego Sörfü: Bireyin kendisini online olarak aratarak kendisiyle ilgili gelişmeleri takip etmesi.
Google Takibi: Bireyin çevresindekileri sürekli olarak arama motorunda araştırması.
Siberhondrik: Bireyin hastalık durumunda internetten tedavi yöntemlerini araştırması.
Photolurking: İnsanların sosyal medya paylaşımlarına saatlerce bakarak zaman geçirmesi.
İnternet Siniri: Mobil cihazlar veya bilgisayarlardaki performans düşüklüğünün veya geçici sorunların önemli bir stres kaynağı olması.
Kim daha iyi?
Gençler, sosyal medya üzerinde birbirleriyle sosyal medya performanslarını ve yaşamlarını kıyaslayarak rekabet içinde. Bu durum, bazı gençlerin kendi yaşamlarını değersiz görmelerine neden olabiliyor. Gençler, paylaştıkları içeriklere gelen beğeni ve yorumlar ile kendilerini değerli ya da değersiz olarak nitelendirebiliyor. Bu durum, ergenlerde özgüvensizlik ve içine kapanma sorunlarına yol açabiliyor. Ergenler ayrıca sosyal medyada popüler olan kişileri rol model alarak onları taklit etme eğilimi gösterebiliyor. Sosyal medyanın olumsuz yönlerinin yanında, bireyleri olumlu yönde etkileyen içerikler de bulunuyor. Sağlıklı beslenmeye ve spora teşvik eden, gündemdeki haberleri ve bilimsel gelişmeleri takip etmeyi sağlayan birçok öğretici içerik üreten hesaplar mevcut. Ancak çoğu genç, bu tür hesaplar yerine eğlence odaklı ve fenomenlerin paylaşımlarını takip etmeyi tercih ediyor. Sosyal medya bağımlılığı, ergenlerin ailelerinden uzaklaşmasına ve aile içi çatışmalara neden oluyor.
Ailelere düşen görevler
Gençleri sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korumak ve bilinçlendirmek öncelikle ailelere düşüyor. Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları (Erkan & Hofman, 2024), sosyal medya kullanımını sınırlandırmanın çözüm olmadığını, ancak kontrollü ve amacına uygun kullanıma yönlendirmenin gençleri koruyabileceğini belirtiyor. Ebeveynlerin medya okuryazarlığı eğitimi alarak sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirebileceğine dikkat çekiyor.
Kaynaklar
Erkan, M., & Hofman, A. (2024). Sosyal Medya Kullanımının Çocuk ve Ergen Psikolojisi Üzerindeki Etkileri. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dergisi, 12(1), 45-60.
Eğitim Kolektifi. (2024). 5 Maddede Sosyal Medya Çocuğunuzun Özgüvenini Nasıl Zedeler? https://egitimkolektifi.com/5-maddede-sosyal-medya-cocugumuzun-ozguvenini-nasil-zedeler/
İnce, M., & Yılmaz, M. (2021). COVID-19 Salgını Sürecinde Türkiye’de Değişen Toplumsal Etkileşimler Üzerine Bir Araştırma. IBAD Sosyal Bilimler Dergisi, 11, 160-186. https://doi.org/10.21733/ibad.897332