

Çocuklar, dijital çağın etkisiyle uzun sürelerini teknolojik araçlarla geçirip çeşitli kurgusal karakterlerle tanışıyor. Yapılan araştırmalar, özellikle okul öncesi dönemde çocukların bu karakterleri rol model almasının, kişilik gelişimlerini nasıl etkileyebileceğini ve medya içeriklerinin çocukların sosyal ve duygusal gelişiminde önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Bu durum, ebeveynlerin çocukların medya tüketiminde denetim ve seçiciliğe dikkat etmelerini vurguluyor.
Günümüzün dijital çağında, çocuklar uzun sürelerini televizyon, tablet gibi teknolojik araçlarla geçiriyor ve bu süreçte çeşitli kurgusal karakterlerle tanışıyor. Bu karakterler, çocukların kişilik gelişiminde önemli bir rol oynayabiliyor. Özellikle okul öncesi dönem çocuklarının maruz kaldığı bu içerikler, ilerleyen yaşlarda kişilik oluşumlarını etkileyebiliyor (Oruç, Tecim, & Özyürek, 2011). Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, çocuklar geniş bir içerik yelpazesine erişebiliyor. Bu içerikler, çeşitli kültürlerden ve temalardan oluşarak çocukların dünya görüşlerini şekillendirmede etkili olabiliyor. Özellikle okuma yazmayı henüz öğrenmemiş okul öncesi çocuklar, sadece kaydırma hareketi ile birçok içeriğe ulaşabiliyorlar (Kağıtçıbaşı, 2007). Sosyalleşme sürecinde çevre ile etkileşim kritik bir rol oynar ve dijital içerikler, bu etkileşimlerin bir parçası haline geliyor (Kağıtçıbaşı, 2007).
Kurgusal karakterlerin rol model olarak alınması
Çocuklar, genellikle medya aracılığıyla karşılaştıkları kurgusal karakterleri rol model alabiliyorlar. Bandura'nın sosyal öğrenme kuramına göre, bireyler çevrelerinden gözlem ve taklit yoluyla yeni davranışlar öğreniyorlar (Bandura, 1977). Çocuklar da rol modeller olarak genellikle ebeveynlerini gözlemleyerek öğreniyorlar. Ancak dijital çağda kurgusal karakterler bu rolü üstlenebiliyor (Bandura, 1977).
Bandura ve Walters’ın (1963) araştırmalarına göre, çocuklar genellikle çizgi film kahramanlarını ve diğer kurgusal karakterleri gerçek insanlardan daha çok benimseyebiliyorlar. Bu karakterler, çoğunlukla olağanüstü güçlere sahip oldukları için çocukların gözünde ideal rol modeller haline gelebiliyorlar (Bandura ve Walters, 1963). Bu durum, çocukların gerçeklik algısını etkileyerek onları ulaşamayacakları idealize edilmiş karakterleri benimsemeye yönlendirebiliyor (Anderson ve Bushman, 2002).
Kurgusal Karakterlerin Kişilik Gelişimine Etkileri
Çocukların kurgusal karakterlere maruz kalması, kişilik gelişimlerinde çeşitli etkiler yaratabiliyor. Örneğin, çocukların şiddet içeren içeriklere maruz kalması, gerçek hayatta da şiddet eğilimleri geliştirmelerine neden olabiliyor (Bushman ve Huesmann, 2006). Aynı şekilde, idealize edilmiş karakterler, çocukların kendi potansiyellerini sorgulamalarına ve kendilerini yetersiz hissetmelerine yol açabiliyor (McCrary, 1999; Singer, Singer ve Rapaczynski, 1984).
Türkiye’de yapılan bir araştırma, okul öncesi dönemde çocukların çizgi filmlere yoğun ilgi gösterdiğini ve bu ilginin onlu yaşlara kadar devam ettiğini gösteriyor (Cesur & Paker, 2007). Bu dönemde çocukların gerçek ve kurguyu ayırt edememesi, kurgusal karakterlerin kişilik gelişimleri üzerindeki etkisini artırabiliyor. Çocukların çizgi film karakterlerini gerçek kişiler gibi algılaması, onların davranışlarını ve sosyal becerilerini modelleme biçimlerini etkileyebiliyor. Çizgi filmlerdeki karakterlerin davranışları ve etkileşimleri, çocukların kendi sosyal ilişkilerini ve problem çözme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabiliyor. Örneğin, "Peppa Pig" ve "Sünger Bob Kare Pantolon” gibi yapımlar, çocuklara empati, arkadaşlık ve problem çözme becerilerini eğlenceli bir şekilde öğretirken; "Tom ve Jerry" mizahi bir bakış açısıyla çatışma çözme stratejileri hakkında bilgi sunuyor. Araştırmaya göre, çocuklar gerçek ve kurguyu ayırt edemediğinden, çizgi filmlerde gördükleri karakterlerin gerçek dünyadaki davranışlarını ve durumlarını model alabiliyor. Bu durum, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerine önemli katkılarda bulunabilir. Dolayısıyla, çocukların izledikleri içeriklerin kalitesi ve içeriği, onların bilişsel ve duygusal gelişimleri üzerinde etkili bir rol oynuyor. Çocukların medya tüketiminde denetim ve seçiciliğin önemini vurgulayan araştırma bulguları ebeveynlerin, çocukların izledikleri içeriklerin kalitesine dikkat etmeleri gerektiğini gösteriyor (Cesur & Paker, 2007).
Kaynaklar:
Anderson, C. A., & Bushman, B. J. (2002). Media Violence and the American Public: Scientific Facts versus Media Misinformation. American Psychologist, 57(6), 447-458.
Bandura, A. (1977). Social Learning Theory. Prentice Hall.
Bandura, A., & Walters, R. H. (1963). Social Learning and Personality Development. Holt, Rinehart, and Winston.
Bushman, B. J., & Huesmann, L. R. (2006). Short-term and Long-term Effects of Violent Media on Aggression in Children and Adults. Archives of Pediatrics & Adolescent Medicine, 160(4), 348-352.
Cesur, K., & Paker, T. (2007). Çocuklarda Çizgi Film İzleme Eğilimleri ve Çizgi Film Karakterlerinin Rol Modellikleri. Ekev Akademi Dergisi, 15(48), 105-118.
Kına, E., & Biçek, E. (2023). Metaverse Yeni Dünyaya İlk Adım. Ankara: İksad Yayınevi.
Kağıtçıbaşı, C. (2007). Gelişim Psikolojisi: İnsan Davranışının Gelişimi. Evrim Yayınları.
McCrary, S. R. (1999). The Effects of Media Exposure on Children’s Attitudes Towards Violence. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 40(5), 953-960.
Oruç, C., Tecim, E., & Özyürek, H. (2011). Okul Öncesi Dönem Çocuğunun Kişilik Gelişiminde Rol Modellik ve Çizgi Filmler. Ekev Akademi Dergisi, 15(48), 281-297.
Singer, D. G., Singer, J. L., & Rapaczynski, W. (1984). The Role of Fantasy in Children’s Development. Child Development, 55(4), 1328-1341.
Uysal, H. (2003). Medyanın Çocuk ve Ergenler Üzerindeki Etkileri. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dergisi, 6(2), 89-99.
Walmavan der Molen, J. H. (2004). The Effects of Media Violence on Children and Adolescents: A Review of the Research. Journal of Communication Research, 27(4), 245-260.